|
Sessizliği
severiz. Bu nedenle gece ya da sabaha
karşı dolaşır, gündüz saatlerinde ise kendimize sessiz
bir yer buluruz.
Uyandığımızda
gerinir, kendimizi gagamız ile temizleriz, tırnaklarımızla
başımızdaki tüyleri tararız. Zaten yıkanmayı da
çok severiz, özellikle derin sularda ve yağmur
altında yıkanırız. Genellikle
tek başımıza, bazen de eşimizle gezeriz.
Başımızı
hafifçe eğiyorsak, meraklanmışız demektir. Rahat ettiğimiz
zaman tüylerimiz yumuşar ve gevşer.
|
Eğer
bir tehlike varsa tüylerimiz dikilir. Böylece daha büyük
görünerek düşmanımızı korkutabiliriz.
Uzun
ve esnek bir boynumuz vardır ama tüylerin altından görünmez.
Başımızı aşağı yukarı hareket ettirebilir, 180
derecelik bir açıyla arkaya çevirebiliriz.
Islık,
tiz çığlık, mırıltı, homurtu, tıslama gibi çeşitli
sesler çıkarırız. Belki de insanlar
bu nedenden ötürü geceleri bizi duyunca korkarlar.
Oysa bizim doğal sesimiz bu, korkmanıza hiç gerek yok
.
|